Topkapı’da yangın dehşeti
01 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

Kanlı baskın namaz sırasında geldi , Mardinde Catisma
05 Mayıs 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler
Mardin’in Mazıdağı İlçesi’ne bağlı Bilge Köyü’nde düğün yerine maskeli kişilerin 4 değişik koldan otomatik silahlarla yaptığı saldırıda ortalık kan gölüne döndü. Kanlı baskında 6’sı çocuk, 16’sı kadın toplam 44 kişi hayatını kaybetti. Baskını gerçekleştiren saldırganların kadın ve erkeklerin ayrı ayrı namaz kıldıkları odalara girip herkesi sırtından ve boynundan vurdukları ortaya çıktı.
Mardin’in Mazıdağı İlçesi’ne bağlı Bilge Köyü’nde dün akşam düğün evine baskın düzenleyen maskeli ve silahlı kişiler katliam yaptı.
Mardin’e 40 kilometre uzaklıktaki 300 nüfuslu Bilge Köyü’ndeki saldırı saat 21.30 sıralarında 4 koldan başladı ve 15 dakika sürdü. Maskeli saldırganlar eski köy muhtarı Cemil Çelebi’nin kızının nişanının yapıldığı evde toplanan çoğunluğunu kadın ve çocukların oluşturduğu kalabalığı otomatik silahlarla taradı. Çevrede duyulan silah sesleri köyde nişan olduğu bilindiği için normal karşılandı.
Bilge Köyü’nde çoğu korucu olan erkeklerin büyük bölümü görev nedeniyle dışarıda oldukları için saldırganlar rahat hareket etti. Olay sırasında Suriye üzerinden gelen toz bulutunun kapladığı köyde tam bir can pazarı yaşandı.
Düğün evi feryat eden yaralıların yardım çığlıkları ile inlerken, katliam yapan saldırganlar peşlerinden takip edilmemeleri için köyde karşılaştıkları tüm araçların lastiklerine ateş açarak kaçıp izlerini kaybettirdi.
Saldırının duyulması üzerine Bilge Köyü’ne güvenlik güçleri ve sağlık ekipleri sevk edildi. Köye ilk ulaşan ekip, kan gölüne dönen nişan yerinde çok sayıda ceset ve yaralılarla karşılaştı. Yaralılar hemen hastanelere ambulanslarla taşındı. Köy imamının da yaralılar arasında olduğu bildirilirken, nişanlı çiftin de öldüğü belirtildi.
Olay nedeniyle Mardin’de güvenlik güçleri yoğun önlem aldı, köye giriş ve çıkışlar kapatıldı. Diyarbakır ve Mardin’den köye sevk edilen askeri birliklerin, sadece ambulansların giriş ve çıkışılarına izin verdiği öğrenildi.
Mardin Vali Yardımcısı Ahmet Ferhat Özen, olayın terör saldırısı ile ilgisinin bulunmadığını söyledi. Saldırıda ölenlerden isimleri belirlenen 5 kişinin düğünün yapıldığı evin sahibi Cemil Çelebi, ağabeyi yeni muhtar Osman Çelebi, Mehmet Salih Çelebi, Ali Çelebi ve Kenan Çelebi olduğu açıklandı. Saldırıda Çelebi ailesinden 21 kişinin yaşamını yitirdiği de öne sürüldü.
HASTANE MORGU CESETLERLE DOLUP TAŞTI
Katliamda yaşamını yitirenlerin cesedi Mardin Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
3 YAŞINDAKİ ÇOCUK GÖĞSÜNDEN VURULDU
Saldırı sırasında göğsünden vurulan 3 yaşındaki Medine Çelebi, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde ameliyata alındı. Durumunun ağır olduğu bildirilen Medine Çelebi için hastanede kan anonsları yapıldı.
Güvenlik güçleri, köyde ve hastanele
rin çevresinde yeni olay yaşanmaması için geniş çaplı önlem aldı.
25 KİŞİNİN İSMİ BELİRLENDİ
Saldırıda ölen 44 kişiden 25′inin kimliği tespit edildi. İsimleri belirlenen 25 kişi şunlar:
Köy muhtarı Mehmet Çelebi, gelinin babası eski muhtar Cemil Çelebi ve aynı aileden Salih, Yıldız, Ali, Şükran, Arife, Mehtiye, Veysi, Emine, Abdulkadir, Abdulvahap, Vahap, Abdulvahap, Fesih, Mehdi, Şehmuz, Mehmet, Vedat, Kerim ve Salih ile damat Hatip Arı, kardeşi 4 yaşındaki Ruken, baba Mithat ve anne Kafi Arı.
Olayda yaşamını yitiren diğer kişilerin kimlik tespit çalışmaları devam ediyor.
SALDIRIDAN KURTULAN 2 GENÇ ŞOKTA, KONUŞAMIYOR
Mardin Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu, 2 oda dolusu insanın maskeli kişiler tarafından silahlarla taranarak öldürüldüğünü söyledi.
Saldırıdan yara almadan kurtulan 2 gençle görüştüğünü belirten Ayanoğlu, “Ancak şoktalar, konuşamıyorlar, kendilerine gelince olay yerinde nelerin olduğunu öğrenebileceğiz” dedi.
ÖLENLERİN ÇOĞU KADIN VE ÇOCUK
Ölen ve yaralananların çoğunluğunun kadın ve çocuklar olduğu belirtiliyor. 32 haneli köydeki erkeklerin tamamının koruculukla geçimini sağladığı öğrenildi.
Düğünü yapılan gelin ve damatın sağlık durumlarıyla ilgili bir bilgi bulunmuyor.
KÖYE GİRİŞ ÇIKIŞLAR KAPATILDI
Köye sağlık ekipleri ve askeri yetkililer dışında kimsenin girişine izin verilmiyor. Köye yüzlerce asker sevk edildi ve güvenlik güçleri, köyde ve hastanelerin çevresinde yeni olay yaşanmaması için geniş çaplı önlem aldı ve operasyon başlatıldı.
BAKANLAR BÖLGEYE GİDİYOR
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Mardin milletvekilleriyle olay yerine gitti.
Cenazesine arkadaşları sahip çıktı , Bankaci kiz Cinayeti
03 Mayıs 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler
Bursa’da, sevgilisi tarafından boğularak öldürülen genç bankacının cenazesi, arkadaşları ve yakınları tarafından gözyaşları arasında toprağa verildi.
Edinilen bilgiye göre, bankacı Zeynep Silku, geçtiğimiz günlerde Osmagazi ilçesi Çırpan Mahallesi’ndeki evinde ölü olarak bulunmuştu. Yapılan otopsi neticesinde genç kızın boğularak öldürüldüğü tespit edildi. Bu olayın ardından Bursa Emniyet Müdürlüğü Cinayet Bürosu dedektifleri genç kızın sevgilisi Y.B.O’yu gözaltına aldı. Y.B.O emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf ederek, Zeynep Silku’yu boğduğunu anlattı.
Ancak, Zeynep Silku’nun ölümünün ardından dram çıktı. 5 yaşındayken evlatlık verilen Silku’nun üvey anne ve babasının da 10 yıl önce öldüğü belirlendi. İkinci ailesinden kendisine Mudanya ve Yıldırım’da birer daire kalan Zeynep’in üvey annesinin emekli maaşını çekerek geçimini sağladığı ortaya çıktı.
Genç bankacının cenazesi yaklaşık bir hafta Bursa Adli Tıp Kurumu’nda kaldıktan sonra, çocukluk arkadaşı Aslıhan Kumtepe ve akrabalarına teslim edildi.
Yeşil Camii’ne getirilen cenazeye, amcası Orhan Sulki, teyzesi Sabiha Özkara, komşu annesi Muhsine Saçsız, akrabaları ve mesai arkadaşları katıldı. Cenaze namazında Silku’nun arkadaşları gözyaşlarına boğuldu. Komşu annesi Muhsine Saçsız, tabuta sarılarak uzun süre gözyaşı döktü.
“ÖZ ANNESİNİ BULDU, ANNESİ ERTESİ GÜN PARA İSTEDİ”
Zeynep’in yaşarken öz annesini bulduğunu ifade eden Aslıhan Kumtepe, “O, sadece annesinden sevgi istiyordu. Ertesi gün annesi arayıp ondan para istedi. Bu yüzden hayal kırıklığına uğramıştı ve ailesi ile görüşmek istemiyordu.
Geceleri ağlayarak uyandığını, ailesini özlediğini söylüyordu. Karşılıksız sevgi ve güven istiyordu. Tek başına olduğu için hayatta korkuyordu ve insanlara zor güveniyordu. Hiç bir şeyinin akrabasına kalmasını istemiyordu. Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışlamak istiyordu. Şimdi mirasın paylaşılması işi çıktı” dedi.
Zeynep’in pazar günü evinde temizlik yaptığını dile getiren Kumtepe, “Başı ağrıyormuş. Alt komşusundan ilaç istemiş. Polisler eve girdiğinde ilacın içilmediğini görmüşler. Yastıkla boğulduğu söyleniyor. Çocuğun çok agresif olduğunu biliyoruz. Bir bankaya müdür olarak girdiğini söylemiş. Zeynep yalan söylediğini öğrenmiş. Her şeyin çok iyi gittiğini söylüyordu.
Zeynep çok iyi bir insandı, etrafına çok yardımı dokunmuştu. Zeynep’in terk etme girişimi yoktu. Sadece Zeynep yalan söylediğini öğrenmiş. Evlenmeyi düşünüyorlardı” şeklinde konuştu. Cenaze, kılınan namazın ardından Emirsultan Mezarlığı’na defnedildi.
MGK sona erdi , MGK dan Obamaya Mesaj
28 Nisan 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler
Catisma Sirasinda , Emlakçıya gelen ilginç mesaj
28 Nisan 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler
Senem Hanım çiftin kendilerini nişanlı olarak tanıttıklarını, evi 900 TL’ye tutuklarını 6 aylık kirayı ise peşin ödediklerini söyledi. İşte emlakçının anlattıkları: “40 yaşlarındaki Necdet Öztürk, 25 yaşlarındaki Melek ile nişanlı olduğunu yakında evlenecekleri için daire kiralamak istediklerini söyledi. Ofiste kahve içtik sohbet ettik. Necdet Öztürk, uzun yol kaptanı olduğunu, Melek Senem ise bir televizyonda ‘Yıkanmak İstemeyen Çocuklar’adlı bir programı yaptığını belirtti.”
“Daha önce Ataşehir’de oturduklarını, trafik sorunu nedeniyle taşınmak istediklerini söylediler. Yanlarında 13 yaşında bir çocuk vardı. Necdet Öztürk, oğlunun ilk evliliğinden olduğunu, zaman zaman kendisinde kaldığını söyledi. Çocuğuna çok düşkün, ilgili bir babaydı. Hallerinden hiç şüphelenmedim, çok iyi, dürüst insanlar olarak görünüyorlardı. Necdet Öztürk, daireyi tuttuğu gün yine seyahate gideceğini bu nedenle evin kontratını ve diğer fatura işlemlerinin Melek üzerine yapılmasını söyledi. Dairenin aylık kirası 900 TL. Ama onlar 6 aylık kirayı peşin ödediler. 1000 Dolar depozito ve emlakçı komisyonunu ödediler. Ödemeyi de dolar bozdurup yaptı.Hatta Necdet Öztürk, 6 ay bittiğinde kirayı yine 6 aylık öderim. Çünkü seyahatte olabilirim, ödeme aksamasın dedi. Kira kontratını hazırlarken kahve ikram edip, sohbet etmiştik. 3-4 gün önce ofise geldiler ve size kahve getirdik dediler. Dairenin sahibi çok ünlü bir işadamı. Olayı duyduğunda şekeri yükselmiş, ‘Biz daireyi kimlere verdik böyle?’ dedi, durumu kötü olduğu için hastaneye kaldırıldı.
Necdet Öztürk’ün evi kiraya veren emlakçıya Alyans Denizcilik’te kaptanlık yaptığını söylemesi üzerine bu şirketi aradık. Şirket yetkilileri, Necdet Öztürk’ün 15 yıl önce şirketten ayrılıp, 8 yıl önce kendi şirketi Tuan Denizcilik’i kurduğunu ve kuru yük taşımacılığı yaptığını söyledi. Kurduğu şirketin Kadıköy Fahrettin Kerim Gökay Caddesi’ndeki adresine gittiğimizde 2008 yazında kapandığı, sahiplerinin o günden beri görülmediği bilgisine ulaştık. (Vatan)
DTP’den çok tartışılacak açıklama
27 Nisan 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler
DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, 29 Mart yerel seçimlerinde ‘Kürdistan’ sınırlarını belirlediklerini söyledi.
Demokratik Toplum Partisi’ne (DTP) yönelik operasyon ve tutuklamalar ve 4 gün önce çıkan olaylarda polis tarafından yaralanan 17 yaşındaki Seyfullah Turan için Hakkari’de kınama amaçlı basın açıklaması yapıldı. Hakkari’de olaylardan önce basın açıklamasında konuşan DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, 29 Mart yerel seçimlerinde ‘Kürdistan’ sınırlarını belirlediklerini söyledi. Milletvekili Buldan, gösteriler sırasında bir çocuğun 23 Nisan’da güvenlik güçlerince acımasızca dövüldüğünü belirtirken şöyle dedi:
“Bu şiddetin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Bunların zemini, 29 Mart yerel seçimlerinden hemen sonra hazırlandı. 29 Mart seçimlerinde ‘Kürdistan’ sınırlarını belirledik.
Yani, Van’ı aldık, Siirt’i aldık, 86 yıllık geleneği bozarak Iğdır’ı aldık. Hakkari’de yüzde 90′lara varan oy oranına ulaştık. Ama bunu hazmedemediler. Açıklama yaptılar. ‘Iğdır’ı da aldılar, Ermenistan sınırına dayandılar. Oyları, belediyeyi tehditle aldılar’ dediler. Biz halkımızın gücü ile seçimleri aldık. Ağrı’da vahşet yaşandı, kadınlarımız coplandı, yüzlerce insanımız gözaltına alındı. Yüzlerce arkadaşımız tutuklandı. Ömerli’de şiddet uyguladılar. 2 insanımızı şehit verdik. Bunlarla da yetinmediler, DTP’ye baskın düzenlediler. 12 ilde operasyonlar düzenleyip, yüzlerce insanımızı gözaltına aldılar. 51 arkadaşımızı tutukladılar. İstedikleri kadar dövsünler, öldürsünler, tutuklasınlar. Onlar vurdukça, tutukladıkça, bu halk daha da büyüyecek.”
Iğdır Milletvekili Buldan, güvenlik güçlerinin Hakkari’de terör estirdiğini iddia etti. Buldan, bütün çocukların 23 Nisan’daki bayramı kutladığını, bütün illerde bayram havası olduğunu belirtirken, şöyle dedi:
“BU KÜRDİSTAN COĞRAFYASIDIR”
“Ama Hakkari’de savaş vardı. Hakkari’de çocuklarımız, toplarla, tüfeklerle, gaz bombalarına maruz kaldı. Hiç kimsenin bu onurlu halkın çocuklarına dokunma hakkı yoktur. Gücünüz varsa önce bize dokunun, önce biz DTP’li 21 milletvekilinin canını alın. Bizim canımız halkın yoluna feda olsun. Bu ülkeyi yöneten, özellikle AKP hükümetinin aklını başına toplamasını istiyoruz. AKP’nın eline geçen bir fırsat var. 1 Haziran’a kadar PKK’nın ilan etmiş olduğu silahları susturma, çatışmasız ortamı var. Bu fırsatı kaçırmasınlar, uzatılan bu barış elini havada bırakmasınlar. İsteseler de, istemezlerse de bugün bu coğrafyada, kabul etseler de etmeseler de Kürt halkı vardır. Bu coğrafya, Kürdistan coğrafyasıdır. Bugün bu ülkede sayın Abdullah Öcalan, bu halkın iradesidir. İsteseniz de, kabul etseniz de etmeseniz de ‘biz varız’ diyoruz. Bu halkın yanında yer almaya devam edeceğiz.”
POLİSE TAŞ YAĞMURU
Basın açıklaması ardından slogan atıp, yürüyen grup, polisin zırhlı aracına taş atması üzerine olaylar büyüdü.
Polis biber gazı ve basınçlı su kullanarak göstericileri dağıtmaya çalışırken, göstericiler de polisleri taş yağmuruna tuttu. Bağlar Mahallesi’nde geçen hafta barikat kurup lastik yakan yaklaşık 50 kişiden oluşan iki gruba, polis müdahalede bulunurken Seyfullah Turan polis tarafından kafasına vurulan dipçikle yaralandı. 4 günden bu yana çeşitli grupların porotesto ettiği Seyfullah Turan için bugün de DTP açıklama yaptı. Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu, çevre DTP’li Belediye Başkanları’nın da aralarında bulunduğu yaklaşık 500 kişi, Altay Caddesi üzerinde bulunan DTP il binası önünde bir araya geldi. Grup buradan, saat 14.30 sıralarında açıklamanın yapılacağı Bulvar Caddesi üzerindeki belediye binası önüne kadar ‘Baskılar bizi yıldıramaz’, ‘İşte AKP’nin terörü’, ‘Çocuklara uzanan eller kırılsın’, ‘Dün Cüneyt, bugün Seyfi, yarın kim’, ‘Biji serok Apo’ (Yaşasın başkan Apo) sloganları atarak yürüdü. DTP Milletvekilleri burada partilerine yapılan son operasyonlar, tutuklamalar ve Seyfullah Turan’ın dövülmesine yönelik açıklamalarda bulundu.
Bostancı’da kanlı çatışma , Kanli Catisma
27 Nisan 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler
Bostancı’da Gösteri Merkezi’nin karşısında bulunan Emanet sokakta çatışma çıktı. Olayda en az 7 polis de yaralandı.
Polisle çatışan ve kendisini Devrimci Karargah üyesi olarak tanıtan Orhan Yılmazkaya isimli bir şahıs, “Devrimci Hareket üyesiyim. Bombam var, silahım var. Sonuna kadar çatışacağım” dedi.
Yolcu yakınlarına tazminat şoku , Yolcu ucagi dustu , Isparta’da 57 kişinin ölümüyle sonuçlanan uçak kazası
25 Nisan 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler
Isparta’da 57 kişinin ölümüyle sonuçlanan uçak kazasında sigorta şirketinin uçak kazasında hayatlarını kaybedenler için ödeyeceği tazminat miktarı yolcu yakınlarını şok etti.Avukat Hasan Kaşıkara, Garanti Sigorta Şirketi’nce hazırlanan tazminat bedellerine ilişkin raporun Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü Aktüer Sicili’ne kayıtlı olmayan yetkililer tarafından düzenlendiğini, bu nedenle de yasal dayanağını bulunmadığını ifade etti. Belirlenen tazminat bedellerinin kabul edilemez olduğu gerekçesiyle Garanti Sigorta Şirketi’ne itiraz dilekçesi gönderen Av. Kaşıkara, dilekçesinde şunlara yer verdi:
Çanakkale Savaşı’nın hiç yayınlanmamış görüntüleri , Canakkale Resimleri , Canakkale Videolari , Canakkale
24 Nisan 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler
Genelkurmay, Türk tarihinin dönüm noktaları arasında yer alan Çanakkale Zaferi’yle ilgili daha önce hiç yayınlanmamış bir video yayınladı.
Genelkurmay’ın internet sitesinden yayımlanan videoda Çanakkkale Savaşı’nın daha önce hiç görülmemiş anları görülüyor.
I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. İtilaf Devletleri; Osmanlı Devleti’nin başkenti konumundaki İstanbul’u alarak boğazların kontrolünü ele geçirmek, Rusya’yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, Alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı’na girmişlerdir.
Ancak saldırıları başarısız olmuştur ve iki tarafın da çok ağır kayıplar vermesiyle İtilaf Devletleri geri çekilmişlerdir.
‘Görkem’i beni gördüğü için öldürdüm’ , Oldurme Sebebim , Oldurdum
23 Nisan 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler
Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgusunda önce suçu kabul etmeyip susma hakkını kullanmak isteyen Gerçek, daha sonra vicdan azabı çektiğini belirtip cinayeti kendisinin işlediğini itiraf etti. Kanlı gömleğini attığı yeri de polise gösterdi. Sağ kol bölümünde ölenlerin kan izlerinin bulunduğu sanılan gömlek ile diğer deliller DNA testi için Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken Gerçek sabah erken saatlerinde sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.
Sağlık raporunun alınmasının ardından sıkı güvenlik önlemleri altında adliyeye getirilen Ahmet Atalya Gerçek, fotoğrafını çeken gazetecilere, olaydan dolayı çok pişman olduğunu söyledi. Gerçek, “Planlanmış bir olay değil. Eve gidişimde bir art niyet yoktu. Bir anlık olay. Beni tanıyan herkesten özür diliyorum. Vicdanım rahat değil. Ne kadar hapis alırsam alayım cezaevinden çıktıktan sonra bile vicdanım rahat etmeyecek” dedi. Cumhuriyet Savcısına ifade verdikten sonra tutuklanmak üzere nöbetçi mahkemeye sevkedilen Gerçek, yapılan sorgusunun ardından ‘Canice 2 kişiyi öldürmek’ suçundan tutuklandı.
Katil zanlısı Ahmet Atalya Gerçek, poliste ve tutuklandığı mahkemede yaptığı savunmasında anne ve oğlunu nasıl öldürdüğünü şöyle anlattı:
“Ben TIR ve servis şoförlüğü yapıyordum. 6 ay önce işsiz kaldım. Eşim ile 2.5 ay önce işsizlik nedeniyle tartışmalarımız başladı. Bu yüzden geçimsizlik had safhaya geldi. Bir ara eşime tokat attım. O da beni şikayet etti. Hakkımda dava açıldı.
Eşim ardından boşanma davası açtı. Bunalıma girdim. Olaydan 3 gün önce evden ayrıldım. Mersin’e akrabalarımızın evine gittim. Olay günü sabaha karşı Adana’ya döndüm. Filiz’lerin evinin önünden geçerken aklıma eşim Naime ile tekrar barışmak için Filiz Tintaş ile görüşmek istedim. 9′uncu kattaki evlerine çıktım. Kapıyı çaldım. Filiz kapıyı aralayıp beni görünce ne istediğimi sordu. Ben de Naime hakkında konuşmak istediğimi söyleyince içeri aldı. Naime’nin niye böyle yaptığını sorduğumda Filiz bana hakaret etti.”
“Bu arada sesler üzerine Görkem kaldığı odadan dışarı çıkıp bizi gördü. Bir şey demeden tekrar odasına girdi. Filiz’in hakareti üzerine gözüm dönmüştü. Mutfakta gördüğüm bıçağı alıp salladım. Boynuna isabet etmişti. Yere kanlar içinde yığıldı.
Bağırmak istiyordu. Ancak, hırıltı sesleri geliyordu. Daha sonra Görkem’in beni gördüğünü hatırladım. Görgü tanığı bırakmamak için odasına girdim. Görkem televizyon seyrediyordu. Beni görünce ayağa kalktı. Hiç konuşmadı. Görkem’e de bıçağı salladım. Bıçak boğazına isabet etmişti. Yere düştü. Daha sonra bıçağı yıkadım. Ardından, kapıyı açık bırakıp, asansöre binerek aşağıya indim. Bahçe duvarından atlayıp kaçtım. Apartmanın yakınındaki çay ocağına gidip bir bardak çay içtim. O sırada mahalle muhtarı ölmüş sela veriliyordu. Sonra Mersin’e tekrar gittim. Adana’ya döndüğümde polise teslim oldum.”
Anne Filiz Tintaş ile oğlu Görkem’i boğazlarını keserek öldürdüğü öne sürülen Ahmet Atalya Gerçek’in olaydan 3 gün önce kayıplara karışıp aynı gün babası Nurettin Gerçek, ağabeyi Halil ve yengesine cep telefonuyla çektiği, ‘Naime olmadan yaşamam zor, bunu kimse anlamadı. Beni herkes affetsin’ mesajı katliamın habercisi olarak yorumlandı. Baba Nurettin Gerçek, mesajı alır almaz, oğlunun intihar edeceği ya da başka bir olaya karışabileceği ihtimali üzerine karakola gidip durumu polise bildirdi. Ancak, mesajdan 3 gün sonra Filiz Tintaş ve oğlu Görkem korkunç şekilde evlerinde öldürüldü. Bu mesaj üzerine polis, cinayeti Gerçek’in işlemiş olabileceği üzerinde durdu. Gerçek, yakalandığı zaman suçunu itiraf etti. Gerçek’in bazı aile yakınları, mesaj üzerine Ahmet Atalya’nın kavgalı olduğu Tintaş Ailesi’nin uyarılmış ya da aileye yönelik önlemler alınmış olsaydı korkunç olayın yaşanmasının da önüne geçilmiş olabileceğini konuşuyor.

